Hamilelik Hastalıkları

Kordon Dolanması Nedir?

Bebeğin anne karnında iken oksijen almasını ve beslenmesini sağlayan yaklaşık olarak 33 ile 55 santimetre arasındaki hortum benzeri bir bağdır. Anne adaylarının olmasından korktukları kordon dolanması yaklaşık olarak her 10 anneden 3’ü yaşamaktadır. Kordon dolanması nedir sorusunun cevabı anne ile bebek arasındaki alışverişi sağlayan, bebeğin her tülü ihtiyacını karşılayan fonksiyonel kanalın bebeğin boynuna veya farklı bir yerine dolanmasıdır.  Kordon bebeğin ihtiyacı olan besini, oksijeni sağlarken diğer taraftan de vücudunda atması gerekenleri atmasına yardımcı olan hayatı bir kanaldır. Hamileliğin ilk aylarında bebek küçük olduğundan ve sıvı oranı yüksek olduğundan kordon dolansa dahi problem olmadan sıvının da etkisiyle açılmaktadır. Fakat bebek büyüyüp sıvı oranı azalında dolanan kordonun kendiliğinden açılması her zaman mümkün olmayabilir.

Göbek Kordonunun Amacı Nelerdir?

Göbek kordonu sıvı içinde yaşayan bebeğin tıpkı denizin altına dalan dalgıçların teknedeki oksijen tüpüne bağlanması ve oradan hava solumaları gibi hayati değer taşıyan bağıdır. Dalgıçlara sadece oksijen sağlayan oksijen tüpünden daha fazla olduğundan kordon dolanması nedir sorusundan önce amacının neler olduğunu bilmekte fayda vardır. Buna göre kordonu amaçları şunlardı:

  • Bebek ve onun eşi olan plasentayı oluşturan damarları dış etkenlerden koruyarak damarlardaki kan akışının hasara uğrayarak bebeğin hayatını tehlikeye sokmaktan kurtarmaktır.
  • Her canlı gibi bebeğin de oksijene ihtiyacı vardır ve bu oksijeni bir şekilde alması gerekmektedir. Oksijensiz kalması durumunda bebek hayati özelliklerini yitirecektir. İşte kordon bebeğin oksijen ihtiyacını karşılamaktadır.
  • Beslenme bebeğin büyümesi için en büyük ihtiyaçlarındandır. Anneden alacağı besini bebek kordon vasıtası ile almaktadır.

Kordon Bebeğin Boynuna Nasıl Dolanır?

Normal doğum süresini bekleyen bebeklerin göbek kordonu ortalama 55 ile 75 cm arasında değişmektedir. Kordon dolanması nedir sorusun cevabı daha çok kordon uzun olduğunda yaşanan riskli bir durumdur. Yapılan araştırma ve incelemelere göre normal doğumla dünyaya gelen her 100 bebekten 30’unda kordon dolanması tehlikesi yaşanmaktadır. Her bebekte en az bir kere kordon dolanması riski yaşanır. Fakat bazı bebeklerde ise bu durum iki, üç, dört bazen beş defa bile yaşandığı görülür. Çok sayıda dolanma nadir olarak görülse de yaşanma ihtimali vardır. Ultrason teknikleri gelişmeden önce bebekte yaşanan bu durumlar bilinmezdi. Fakat gelişen ultrason cihazları sayesinde artık kordon dolanma durumu net olarak görülmektedir.

Ultrason ile dolanma durumu görüntülenebilse bile anne karnında iken yapılabilecek herhangi bir müdahale tekniği bulunmamış olan kordon dolanması nedir, kordonun bebeğin boynuna veya herhangi bir yerine dolanmasıdır. Kordon dolanması kız bebeklerde az gerçekleşmesine rağmen, erkek bebeklerde, ikizlerde ve plasentası anne rahminin arka duvarına yakın bebeklerde daha fazla rastlanmaktadır. Bebeğe kordon dolandığında bebeğin kalp ritmlerinde bozukluk ve yavaşlama görülmektedir. Doğuma yakın zamanlarda bebek çok döndüğünden sıkıntı yaşamamak için anne adayı NTS’ye bağlanarak bebeğin kalp atışları takip edilir. Olumsuzlukla karşılaşılırsa anne hemen doğuma alınır.

Kordon Dolanması Önlenebilir mi?

Bebeğini kendinden daha fazla düşünen anne adayları kordon dolanması nedir sorusundan daha çok bu durumun önlenip önlenemeyeceğini bilmek isterler. Belli bir sebebe bağlı olarak gelişmediğinden dolanmayı engellemek mümkün değildir. Fakat annelerin şunu bilmesi gerekir ki boynuna kordon dolandıktan sonra dünyaya gelen çocuklarda herhangi bir hastalık veya sağlık problemi yaşanmaz.  Gebeliğin özellikle son aylarında bebeğin hareketleri takip edilmelidir. Bebek son aylarda günde en az 10 defa hareket etmelidir. Bazı bebekler çok daha fazla hareket edebilir. Şayet bebeğin normal hareket seyrinden daha az hareket ettiği fark edilirse doktora başvurulmalıdır. Anne karnındayken yaşanan kordon dolanmasının çok tehlikeli olmadığı ortadadır. Yinede tedirginlik yaşamamak için doktor kontrolüne özen gösterilmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir