fbpx
Çoğul Gebelikler

İkiz ve Üçüz Gebelikler Nasıl Olur?

Çoğul Gebelikler Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Hamilelik denildiği zaman pek çok insan tek bir bebeğe odaklansa da, yardımcı üreme tekniklerinin son zamanlarda daha fazla kullanılmasıyla çoğul gebeliklerde de artış görülmüştür. Bu durum da ikiz ve üçüz gebelikler nasıl olur sorusunu akla getirmektedir. Çoğul gebeliklerin fazlalığı, yardımcı üreme teknikleri ve hamileliğin ileri yaşlara ertelenmesine göre değişmektedir. 1980’lerden itibaren dünya genelinde çoğul gebelikler %80 oranında arttığını söylenmektedir.

Çoğul gebelikler, birden çok yumurtacıkların eş zamanlı olarak başka sperm hücreleri ile döllenmesi yoluyla yahut döllenmiş yumurtacığın sonradan bölünmesiyle ortaya çıkmaktadır. Birden fazla bebek doğurmaya zemin hazırlayan bazı faktörler bulunmaktadır. Bunlar: Şişman bir vücuda sahip olmak ve birinci dereceden yakınların geçmişlerinde çoğul gebeliklerin bulunması. Babanın genetik yapısı ile ailesindeki çoğul gebeliklerin doğrudan bir etkisi yoksa da ileride kızının çoğul gebe olma ihtimalini arttırmaktadır.

Doğum Nasıl Olmalı

Çoğul gebeliklerin doğumunun nasıl olması gerektiği konusundan önce ikiz ya da üçüz hamileliğin tanısının nasıl konulduğuna bakmak gerekir. İkiz ve üçüz gebelikler nasıl olur denildiğinde, tanı koyulması ve ona göre anneye bir rota çizilmesi önem arz eder. Tanı için de en sık kullanılan yöntem ultrason kontrolleridir. Ultrasonografi ile anne rahmindeki bebeklerin sayısı görülebilmektedir. Bu kontrollerde bebeklerin ayrı plasentalarının olup olmadığının özenle değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sayede plasenta paylaşımının doğuracağı bazı sıkıntılar görülüp riskli grup belirlenmekte ve ona uygun bir takip sıklığı verilebilmektedir.

Hamileliğin erken döneminde ikiz veya üçüz olarak görülen gebeliklerde bazen eşler kaybedilebilir ve doğum tek çocuk olarak gerçekleşir. Doğum anı baz alındığında ikiz ve üçüz gebelikler nasıl olur konusuna gelirsek,  eğer ilk bebeğin doğum başladığında başı düz bir şekilde göründüyse annenin normal doğuma alınması mümkündür.

Ancak çoğul gebelikler tekli gebeliklere oranla daha zor ve sıkıntılı olduğundan normal doğumun gerçekleşmesi nadirdir. Özellikle de üçüz – dördüz gebeliklerde çoğunlukla sezaryen doğum doktorlarca önerilmekte ve yapılmaktadır. Yine üçüz gebeliğin tekli gebeliğe göre farkı, süresidir. Tekli gebelikler yaklaşık 40 hafta sürerken üçüz gebeliklerde bu süre 32 ila 36 hafta arasında değişmektedir.

 

Çoğul Gebeliğin Riskleri

Hamileliğin genel anlamda da kendi içinde riskleri ve oluşabilecek komplikasyonları bulunmaktadır. Çoğul gebelik yaşayan her anne adayının da bu risklerle karşılaşacağı kesin değildir. Fakat bu riskler çoğul gebeliklerde daha yüksektir. Hamilelik sürecinde veya doğum esnasında sorunlar yaşanması çok muhtemeldir. Öyleyse, ikiz ve üçüz gebelikler nasıl olur, ne gibi risk oluştururlar?

  • Erken doğum ve düşük
  • Kansızlık
  • Diyabet hastalığı
  • Gebelik zehirlenmesi
  • Yüksek tansiyon
  • Doğum sırasında yaşanabilecek aşırı kanama sonrası rahim ameliyatı riski
  • Servikal yetmezlik
  • Doğumsal anomali
  • Amniyon sıvısının anormallikleri

Çoğul Gebelikte Beslenme

Birden fazla canlıyı bünyesinde barındıran anne adayının kendine iyi bakması oldukça önemlidir. Fazla yorulmaması ve vücudunun besin ihtiyacını iyi karşılaması gerekmektedir. Fazla besin almak değildir konu, gerekli besinlerin gerektiği kadar alınmasıdır. Beslenme bakımından ikiz ve üçüz gebelikler nasıl olur, nelere dikkat etmek gerekir? Öncelikle bebeklerin hepsinin iyi gelişebilmesi için; protein, demir, karbonhidrat, kalsiyum, folik asit, vitamin gibi bedensel ihtiyaçların tüketiminde bir artışa gitmek gerekir. Ayrıca su tüketimi de olabildiğince arttırılmalıdır.

Çoğul gebelikte tahıl gevreklerinin tüketimi yararlı olacaktır. Folik asit bakımından zengin olan tahıl gevrekleri ayrıca doğum anomalisine karşı direnç kazandırmaya da yardımcı olacaktır. Bunun dışında protein bakımından zengin olan yumurtanın tüketimini de arttırmak gerekebilir. Besin değerleri bakımından zengin olan ıspanak da sofralarda yer almalıdır. Süt ve süt ürünlerine beslenmede yer verilerek kalsiyum ihtiyacı karşılanabilir. Kuru yemişler de yararlı olacağından ara öğün olarak tüketilebilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı